Geleceğin Bölümü – Geleceğin Üniversitesi

Üniversite tercihi, bir insanın yaşamındaki en önemli kararlardan birisi değil.

Çünkü hem üniversiteyi değiştirebilirsiniz hem de bölümü değiştirebilirsiniz. Verdiğiniz kararların hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğu yıllar sonra değişebiliyor. Bu tercih sizin geleceğinize dair verdiğiniz son karar da değil. İleriki yıllarda daha pek çok tercih yapacaksınız. Zaten pek çoğunuz mezun olduğunuz işi yapmayacaksınız.

Sıradan bir üniversitenin iyi bir bölümündense, iyi bir üniversitenin sıradan bir bölümünü tercih edin.

Tutkunuz, hayaliniz nedir? Hayattan en büyük beklentiniz nedir? Bunlara göre bir alan seçin. Hayalinizde şuan bir şey yoksa, veya bir alana tutkulu değilseniz, o zaman güzel bir üniversitenin herhangi bir bölümünü seçin, üniversite yıllarında hayalinizi bulur oraya yönelirsiniz.

Sıradan bir tıp doktoru olacağınıza mesleğine tutkuyla bağlı bir hemşire olun. Sıradan bir gıda mühendisi olacağınıza, işine tutkuyla bağlı bir şef olun. Bunlar hem sizi daha çok mutlu edecek hem de daha zengin edecektir.

Bir şeyi o kadar çok isteyin ki, o isteğiniz karşısında sınavlar, üniversiteler, insanlar, sistemler duramasın.

Tercihiniz önemli ama siz daha çok önemlisiniz. Ülkemizde olan insan israfına bir yenisi olarak siz de eklenmeyin lütfen.

 

Diyelim ki artık tercihleri yaptınız ve üniversite yılları başlıyor, o süreçte de şu kısımları unutmayın:

TAV Havalimanları CEO’su Sani Şener diyor ki: “Diplomalar kredi kartları gibidir, eğer o diplomanıza bir şey katmazsanız kullanım süresi dolar ve kullanılmaz hale gelir.”

Okurken diplomanızın önüne geçecek yetkinlikler doldurun heybenize.

Dört veya beş yılı tek bir şehirde geçirmeyin. Değişim programları, Erasmus, stajlar, gönüllü deneyimler gibi farklı çalışmalarla şehir ve ülke değiştirin.

“Artık bu bölümü okudum, ömür boyu bu alanda çalışmak zorundayım” düşüncesini bir kenara fırlatın. “Boşa mı okuduk kardeşim bu bölümü” diyerek kendinizi o alana hapsetmeyin!

Hangi bölümden, hangi üniversiteden mezun olursanız olun kendinizi 21. yüzyıl insanı olmaya hazırlayın. Dünya Ekonomik Forumu ve birçok kurum yaptığı araştırmalarla “21. Yüzyıl Becerileri” listesi yayınlıyorlar. Siz de mezun olana kadar bu becerileri edinmeye çalışın.

Peki kimdir bu 21. yüzyıl insanı?

İletişim becerileri güçlü, eleştirel düşünebilen ve sorgulayan, dijital iletişimde başarılı, teknoloji okuryazarı, bilişim ve iletişim teknolojileri okuryazarı, öğrenmeyi öğrenebilen, sürekli değişime açık olan, girişimci veya girişken,  küresel dünyayı ve kavramları bilen, dil ya da diller bilen, inovasyon, yenilikçilik kavramına göre beceriler kazanmış bir insan.

Düşünün ki 10-15 yıl önce Twitter, Instagram, Youtube, Tiktok gibi milyarlarca kullancısı olan birçok uygulama yoktu. Ve şimdi hayatımızın tam merkezinde. Bu uygulamalar yepyeni iş alanları ve bölümler oluşturuyor, oluşturmaya da devam edecek. Bundan 10-15 yıl sonra, yani senin iş hayatında olacağın yıllarda bambaşka uygulamalar, bambaşka şirketler, bambaşka iş alanları ortaya çıkmış olacak. Sen her ne okursan oku, zaten kıymeti harbiyesi kalmayacak.

O yüzden sen bölüme, üniversiteye değil de becerilere, yetkinliklere odaklan ve sürekli öğrenen bir kişi olmaya bak.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir